Dexter, sahte kimliğiyle Arthur Mitchell’ın hayatına iyice entegre olmuştur. Onunla birlikte hayır işlerine katılır, evine gider ve aile dinamiklerini inceler. Dışarıdan bakıldığında sevgi dolu olan bu ailenin içine girdikçe, Dexter korkunç bir gerçeği fark eder: Arthur, karısını ve çocuklarını mutlak bir korku ve psikolojik şiddetle yönetmektedir. Evdeki herkes, Arthur’un öfkesinden kaçmak için adeta birer robot gibi davranmaktadır.
Arthur’un yarattığı bu gizli cehennem, Dexter’a kendi babası Harry’nin yöntemlerini ve kodlarını sorgulatır. Dexter, idealize ettiği bu adamın aslında bir dahi değil, sadece ailesini rehin almış bir psikopat olduğunu anlar. Bu sırada polis departmanında, Lundy’nin arşivinden çıkan yeni deliller ışığında Trinity Killer soruşturması resmi olarak büyütülür. Dexter için Arthur'u polisten önce ortadan kaldırmak artık bir zorunluluktur.